Sunday, September 30, 2007

Fleece Jumper Dress






Arkadaslarimdan birisi yakin bir sehirde ki opera(Hansel ve Gratel) icin bize iki bilet ayarladi. Gosteri ogleden sonra 2'de... Saat 12'de gozumu actigimda yetisemeyecegimizi biliyordum ama bir umut seklinde yola ciktik. Starbucks molasi, kahvalti filan derken sehre girdigimizde saat 2:30'a geliyordu. Tabi bu durumda yapilacak en guzel sey gosterinin ortasinda salona girmek yerine en yakin alisveris merkezinde operanin bitmesini beklemek olmali(banu usulu opera:). Zaten oldum olasi bu tur seyler beni sarmaz. Herneyse alisveris merkezi bizim kasaba kadar, akliniza gelebilecek tum magazalar orada. Hatta benim yakinlarda Macy's yok diye akilsizlik edip cope attigim indirim kuponlarini kullanabilecegim dev bir Macy's magazasi bile vardi.

Su resimdekiyle ayni renkte mavi bir kot pantalonu deneme ve icine girememe sonucu yasadigim gerginlik sonrasinda OLD NAVY' de 10 kilo bile alsam giyebilecegim yun bir elbise buldum. Kot pantalonun o bedenine girememek cok dokunmus olsada bu ici-disi yumusacik elbiseyi cok sevdim.

Herkesin haftasi super gecsin!!!!


Saturday, September 29, 2007

Kalp, pembe, pirilti, i$ilti...

kalp, pembe kolye
Pembe kolye kiz ogrencilerimden birinin hediyesi... Tasidigi manevi degerin yaninda pembe olmasi kocaman bir arti oldu. (Pembe takilari hic yesil kiyafetlerle denediniz mi? Mutlaka deneyin, cok cici duruyorlar.) Digeri ise favori- kiyafet kurtarici- kolyem. Giydiklerim gozume cok donuk ve silik geldiyse bu kolyeyle birlikte parlamaya basliyor. Zaten pirilti, i$ilti nerede, ben orada..

I love the way how heart- shaped pendants look on your neck. Ain't they pretty?

Yorumlar bir sureligine kapali

Friday, September 28, 2007

Renk paletleri

Bu renk paletleri bana mevsimleri animsatiyor. Mavi tonlari yaz aylarini, yesil bahari, toprak tonlari ise Sonbahar'i... ucunun yanyana durmus hali ise Ki$ aylarinda tum renkleri ortmeye calisan beyazliga nispet yapmak icin kullanilsin bundan sonra.


Thursday, September 27, 2007

Mutlulugun Resmi


Sevgili Merail beni iki konuda mimlemis.

1. Mutlulugun resmi.
2.En yakinimdaki kitabin 187. sayfasindaki ilk cumlesi

1. Etrafimi cevrelemis herseyi fotograflayip mutlulugun resmi olarak yayinlayabilirim, gereksiz bir Polyanna'yim, farkindayim... Ancak sevdicegimle hayatimizi ve ellerimizi hic ayrilmamak uzere birlestirdigimiz gun ki kadar mutlu oldugum baska bir an hatirlayamiyorum... Elbette cok ani, cok guzellik var yasanip giden ancak en ozeli, hatiralar icinde en anlamlisi hep o an olarak kaldi.... resimde ki nikah davetiyemizin on yuzu, ben oyle bir gelin, o da oyle bir damatti...

2. En yakinimda Dave Eggers'in "What is the What" isimli kitabi var. Sudan'li Valentino Achak Deng'in hayat hikayesi... Ailesini ic savasta kaybetmis gencin kamplarda gecen sefalet dolu cocuklugu ve gencligi, ve en sonunda Amerika'da noktalanan yasam mucadelesini anlatiyor. Insanlarin birbirlerinden nefret etme konusunda ne kadar ileri gidebilecegini ve bu konuda limitlerinin olmadigini gosteren cok uzucu ancak bir o kadar da anlamli bir otobiyografi. 187. sayfanin baslangici soyle diyor;


- No, no. I live nowhere. This is nowhere. When you leave here you won't know where you came from. I insist that you forget where you are already. Do you understand me? I am not anywhere and this is no where and that is why I am alive.

Kelebek Hikayeleri ve Lounge Time, sira sizde:)

Wednesday, September 26, 2007

Hit the gym


Iki aydir duzenli olarak resimde gorulen spor salonuna gidiyorum. Tembellik etmeyi engellemek icin yil sonuna kadar olan paketten satin aldim, boylece "biktim, yorgunum, gitmiyorum" yakinmalari sonucu ortaya cikabilecek "uyelik iptali" gibi bir durum soz konusu degil. Ilk defa bu baski ise yaradi cunku iki aydir her gun oradayim. Cildimize, sacimiza, kisacasi dis gorunumumuze bu kadar dikkat ederken giydigimiz her kiyafetin nasil durmasi gerektigine karar veren bedenlerimizi di$lamak, ilgilenmemek garip bir celiskidir zaten.

I've been working out like crazy for the last two months. Running on the treadmill, lifting weights... you name it.

Tuesday, September 25, 2007

Broslar

Yaka igneleri bana bakimli gorunmeyi 7/24 basaran eski zaman hatunlarini animsatiyor. Kirmizi rujla bezenmis dudaklar, super bakimli tirnaklar ve o muhtesem topuzlar. Nitekim cicek figurlu yaka ignesi de o hatunlardan birisi olan koko$ buyukannemin bana hediyesi. Ni$aninda yakasina ilistirmis rahmetli dedemin ablasi.. O gune ait siyah-beyaz resimleri gormustum uzun zaman once... Buyukannemin gozlerinde ki i$iltiyla bro$un pariltisi birbirine karismis, muthis bir guzellik...




Kelebek seklinde ki bro$u da zamanin birinde Turkiye'den almistim, $ekline vurulmustum sanirim cunku nerede ve nasil kullanacagimi pek kestiremedigim icin taki-toka kutusunun kosesinde oylece duruyor yillardir....

Monday, September 24, 2007

Sonbahar Renkleri


Hava hala cok sicak, bahcemde ki sararmis yapraklar da olmasa Sonbahar'in yolda oldugunu anlamak imkansiz. Hala parmak arasi terlik, hala $ort-t-shirt kombinasyonlari var uzerimde, bir de bu yazin vazgecilmezi bez cantalarim. Herneyse, bu sabah her sabah oldugu gibi kendini kaybedip her bir teli ayri yone giden saclarima ve uyku mahmuru yuzume ceki-duzen vermeye calisirken makyaj malzemelerimin icinde bu cici Sonbahar renklerini buldum. Hatta surdum, surusturdum, golgeler bile yaptim gozlerime. Tum yaz boyunca yesil/siyah goz kalemim, kirpik kivirma aletim ve dudak parlaticimla bir butun halinde yasadigim icin goz alti kapaticisiyla baslayan ve sonu hic gelmesin istenen makyaj seanslarini ne kadar ozledigimi farkettim. Tabi o sicaklarda oyle ayrintili makyaj yapilamadigi icin ozlem olmasi normal. Iste Sonbahar'i sevmek icin gecerli bir neden daha...



While I was digging through my cosmetic drawer today, I found these lovely shades that I haven't been using for a very long time. Now it is time to celebrate the Fall season !!!

Sunday, September 23, 2007

Yesil Cazibe




Yesil'in her tonu bir baska guzel. Ozellikle siyahla kombinlendigi zaman(bkz-Victoria Beckham'in elbisesi) dehset birsey ortaya cikiyor. (fotograflar--> instyle magazine)

Kenneth Cole Reaction

Oldukca hizli ve kolay bir alisveris oldu. Ilk defa bu markanin deri urunlerinden birisini satin aldim, aslinda kesfedilmeyi bekleyen cok guzel cantalari ve ayakkabilari da varmis...

I finally bought the green purse that I've been craving for.

Friday, September 21, 2007

Garnier yuz yikama jeli


Aranilan yuz yikama jeli sonunda bulundu. Kopurmeyen, yagli el kremi gibi yuzume yapisan ve yikamaya calisirken bir turlu durulanmak bilmeyen urunlerden fenalik gelmisken Garnier'i denemeye basladim. Mis gibi kokuyor, bolca kopuruyor, kolayca durulaniyor ve en onemlisi cildimi kurutmuyor.

Here is my latest find!! Unlike other face wash gels, Garnier does not leave my skin stretched and dry or too oily. All I can say is it keeps my skin refreshed and moistened. And that's just what I need.

Sex and the City = The Movie



Sonunda oldu... Sex and the City film cekimlerine baslanmis, hatta SjP'in bu resmi de cekimler sirasinda goruntulenmis...

Finally "Sex and the City=the Movie" has started shooting in New York. Can't wait to see it.

Kapima makyaj yaptim :)


Evimin kapisi gozume cok sIkIcI gorunmeye baslamisti son gunlerde. Ilk once spray boyayla koyu kahverengiye boyadim, daha sonra da stencil kagitlariyla bu sekli verdim. Eski halini dusunecek olursak cok daha eglenceli bir gorunume kavustugunu soyleyebilirim :)


I gave a face-lift to my front door. ..

Thursday, September 20, 2007

Okuma lambasi


Uyumadan once bir-iki satirda olsa birseyler okumam gerek yoksa kesinlikle uykuya dalamiyorum. Bu okuma lambasi cok kullanisli isigida gozleri rahatsiz etmiyor. Almayi dusunenler icin--> Barnes&Noble'in ivir zivir satilan reyonlarindan edinebilirsiniz.

Easy solution for night-time reading addictions...

Hurma Aromali Frappuccino

Starbucks Ramazan ayi ici "hurma" aromali frappuccino satisina baslamis. Ne yazik ki sadece Orta Dogu ulkelerinde(Turkiye'yi de bu kategoriye dahil etmisler) piyasaya surulen bu icecegi deneme sansim yok. Halbuki hurmayi cok severim...

Detaylar icin burayi tiklayabilirsiniz.

"Special Ramadan Date Frappuccino for customers across Middle East"(*)

Polimer Kil Faciasi =)




Demek ki neymis? Herseye "ben yaparim" diye atlamamak gerekiyormus. Iste polimer kil calismamin sonuclari. Firindan yanmadan cikmayi basardilar ancak benim beceriksizligim sonucu boyle garabik gorunumlu taslara donustuler. Bu arada amac nazar boncugu yapmakti :) Firina vermeden once parcalarin ortasina kurdan gecirmistim, boylece ip gecirilecek delikleri oldu. Diger boncuklarla karistirip belki bileklik filan yaparim bu taslarla, ziyan olmasinlar... Napalim kismet degilmis, belki bir daha ki sefere :)

As the pictures reveal, I'm a novice clayer. My first try with polymer clay turned out to be a fun project with terrible results however I'm not giving up yet =)

Wednesday, September 19, 2007

Makyaj Cantasi




Makyaj malzemelerimi banyo dolabima nasil yerlestirdigimi anlattigim yazida genellikle seyahatlerde kullandigim bu cantadan soz etmeyi unutmusum.

Cantanin icinde sampuan, sac kremi, dus jeli gibi her gun kullandiginiz sivi urunleri koyabileceginiz ufak plastik $i$eler var. Boylece akma-dokulme-ta$ima derdinden kurtuluyorsunuz. 2-3 gunluk seyahatler icin iyi bir cozum oluyor.

Here is my favorite cosmetic hanger bag. Spacious and handy...

Tuesday, September 18, 2007

pink is the new black

Pembe rengi cok seven, evinde kullandigi her esyanin pembe olmasini isteyen biri olarak sadece bir tane kiyafetimin pembe oldugunu farkettim. O da bu yazlik t-shirt. Sanirim alisverise cikmanin zamani geldi...

Considering how much I like pink stuff, it is weird to have only one pink tank-top. I should better start shopping for more...

Monday, September 17, 2007

arts and crafts



Michaels harika bir magazadir... Haliyle kitabindan da buyuk beklentilerim vardi. Yanilmamisim. El becerisine dayali ornekler en ince ayrintilariyla anlatilmis. Bunca tarifi okuduktan sonra dayanamayip polimer kil aldim, kitapta tarif edildigi gibi yapmaya calisicam. Eger firindan yanmadan cikarlarsa resimlerini eklerim.

Makyaj malzemelerim

Gecen hafta makyaj malzemelerimi banyo dolaplarina nasil yerlestirdigimle ilgili bir soru gelmisti. Deneme-yanilma yontemiyle ortaya cikan, en rahat ettigim kullanim sekli asagida ki gibidir.

Seffaf makyaj cantalarina minik boy urunleri koyuyorum, boylece hem bulmasi hem de saklamasi kolay oluyor.
Pamuklar, maskeler vs. bir sepetin icinde asagida gordugunuz mini dolabin uzerinde duruyor.
Bu cekmeceler genellikle kirtasiye urunlerinin saklanilmasi icin kullaniliyor. Bu evde ki banyo dolabimin ici genis (nihayet!) oldugu icin icerisine rahatlikla sigdi ve benim makyaj malzemesi depom haline geldi. Parfum, losyon vs gibi diger urunleride bu cekmecelerin hemen yanina boy sirasina gore siraladim. Artik makyaj yaparken ortalik eskisi gibi dagilmiyor:)

EDIT: I was asked a question last week by some blogger friends about how I organize my make-up stuff in my bathroom cabinet. I admit the fact that it could have looked more elegant and stylish but this is just how it works best for me. Simple and functional!

PUF


Dogum gunlerinin en zevkli yanlarindan birisi de gelen hediye kartlarinin gunler sonra o cok istediginiz esyalara donusmesi olsa gerek. Benim kartlarimdan birisi bu sefer pembe puf'lara donustu :)

Otlu krep



Bu krep olayinin komik bir hikayesi var annemle ikimizin arasinda. Simdi uzun olur anlatmasi... Netice itibariyle $unu diyebilirim ki yaptiklarim artik $ekil-$emal olarak krepe benziyor. Hatta icine her cesit yesilligi karistirip adina da "otlu krep" diyebiliyorum.

Sunday, September 16, 2007

Barnes&Nobles-starbucks koseleri


Barnes&Noble'in Starbucks koseleri benim terapi mekanlarim. Masamin kenarina bir kucak dolusu dergiyi siralayip sonrasinda mis gibi kagit kokusunu icime cekerek sayfalarinda dolanmak gibisi var mi?

Saturday, September 15, 2007

sabah keyfi

Bir cumartesi sabahi posta kutunuzda Marie Claire'in Ekim sayisini bulmak cok guzeldir. Derginin sayfalarinda dolanirken kahve icmek ve birseyler atistirmak daha da guzeldir...

not: bu fotografi cektikten 2 dk sonra kahveyi derginin, sehpanin ve halinin uzerine doktum :)

Friday, September 14, 2007

TJ Maxx


Bu gece cantalar arasinda bir yolculuga ciktim. Su yukarida ki omuzdan capraz takilan cantayi almaya niyetlenmisken son anda vazgectim. Uzerimde deneyip aynaya baktigimda sanki hic bir kiyafetle uyum saglamayacakmis gibi geldi. Belkide giydigim esofman alti ve t-shirt'in sala$ligi cantayi gostermedi... bilmiyorum... Sonuc itibariyle su anda almadigima pismanim cunku eve gelip dolabi actigimda milyon tane kiyafetle kombinleyebilecegimi farkettim. Hayir herseyi gectim, aylar once aldigim ve koca yaz gectigi halde uygun canta yok diye giyemedigim altin rengi babetlerin hatirina alinirdi. Yarina da bir suru i$im var... Pazartesiye kalir mi acaba?

Kucuk Zuzu'nun marifetleri...


Halbuki nasil da ozenip almistim...
Alt kattan gelen o tuhaf ses, merdivenleri i$ik hiziyla ini$im, Lulu'nun beni gorunce olay yerinden patinaj yaparak kacmaya calismasi...
Her yere dagilmis minik minik cam kiriklari...

Nazar mi cikmis oldu simdi...n'oldu anlayamadim...

Thursday, September 13, 2007

Boncuk kolye

Evde buldugum boncuga benzeyen her $eyi ipe dizip kendime kolyeler yapiyorum. Kot pantalon ve beyaz body'le kombinlendiklerinde cok guzel gorunuyorlar. Taki yapma konusunda pek becerikli ya da diger bir deyimle yaratici degilim maalesef. Ben de bu ipe dizilmis boncuklarla kendimi avutuyorum :)

Wednesday, September 12, 2007

Bahcem


Eylul ayini sadece dogumgunumu icinde barindirdigi icin degil yagmurlu gunleri getirmesini ve ardindan gelen mis gibi toprak kokusunu, beni bahceyi sulama zahmetinden kurtarmasini, yazin yeterince yaramazlik yapmis gereksiz bocekleri ve sinekleri yuvalarinda hapsedip disari cikmalarini engellemesini, sararmis yapraklari toplayip sprey boyalarla cesitli susler yapmama yardimci olmasini ve bu sekilde uzayip gidecek bir harikalar listesine sahip olmasindan dolayi cok seviyorum.


Her sabah mutfaga kahve hazirlamak icin girdigimde penceremde beni karsilayan minik-mutevazi bir ormanim var arka bahcede... Bir kac gun once bu pencere Yaz mevsimine aciliyordu, simdi ise Sonbahar'a... Evin icindeki tamirat-dekorasyon islerinden dolayi henuz bahceye cok fazla zaman ayiramadim ama bu yesillik, hemen onde ki agaci mesken edinmis tatli sincap, bahcede dolanan yan komsunun kedileri... Hersey oyle dogal ki... Feslegenlerim, maydanozlarim ve bakmayi beceremeyip kuruttugum soganlarim var:) En ustte ki resmin kosesinden baslarini uzatmis sari ciceklerim bile var:)

Bu da kahve keyfinin yapildigi oturma odamin yani on bahcenin manzarasi... Her mevsim kendi guzelligini de beraberinde getiriyor... Tum yaz boyunca cimenlerin uzerinden temizlemeye calistigim kurumus yapraklar simdi gozume bir baska guzel geliyor, hic ellemiyorum onlari ... 4-5 ay sonra bembeyaz bir pamuk haline gelecek ve havuc burunlu kocaman bir kardan adama ev sahipligi yapacak bahcemi o halde gormek icin sabirsizlaniyorum :)

Tuesday, September 11, 2007

"I had to have it"



Sarah Jessica Parker Lovely'den sonra yeni parfumu Covet'i piyasaya surdu. Yeni markasi icin cektigi reklam filmini asagida ki video'dan izleyebilirsiniz. Bence oldukca eglenceli bir tanitim olmus. Ozellikle Fransizca'si cok sirin:) Bir de vitrini kirarken gordugumuz kirmizi tabanli siyah topuklu ayakkabilarina bayildim.


Covet'i merak ediyorsaniz bedava deneme boyuna su link'i tiklayarak sahip olabilirsiniz.

Monday, September 10, 2007

Victoria's Secret-Beauty Rush

Body Drink Lotion ve Body Double Mist. Kokusu o kadar guzel ki kullanmaya kiyamiyorum. Yakin zamanda dus jelini de alip seti tamamlamis olacagim.

Ilgilenenler icin urun kodu 845 -Grapesicle

Sunday, September 9, 2007




video

Lulu o zamanlar cok hem de pek cok kucuktu. Paris ona hic yuz vermedi, hatta kimi zaman bana kizdi. "Ben sana yetmiyormuydum, neden bu kediyi getirdin eve?" diye bir bakisi vardi ki hala aklimda. Kucuk meydan okumalar, tislamalar, hirlamalar derken bir gun eve geldigimde ikisini kucak kucaga buldum. Paris almis onune Lulu hanimi tuylerini yaliyor. Iste bu video ve resimde tam o anda cekildi.


Saturday, September 8, 2007

Kolay para kazanmanin yollari

.....5-10 universite ogrencisi genc kiz "bikini ustu" ve "$ort''tan olusan kiyafetleriyle araba yikama i$ine girerler. Kirmizi i$ikta durunca fotograflarini cekmeden edemedim, sanirim bu hafta sonu i$ler durgun :)

Hello Kitty cilginligi

Bu saati ikinci el urunler satan bir magazadan sadece $1'a aldim. Hala kullanilmis kiyafet, aksesuar vb. seyleri giyemiyor ve kullanamiyorum. Sirf bu yuzden cok uygun fiyatli firsatlari kacirdigimi da soyleyebilirim. Yalniz olayin diger bir boyutu olan dekoratif urunleri degerlendirmekten de geri kalmiyorum. Zaten Hello Kitty denince akan sular durur benim icin :)

Thursday, September 6, 2007

Cantamin icindekiler

Sobelendim.

Disari cikarken neleri yanima aliyorum ben?

Kisaca cevap vermek gerekirse; kocaman bir canta ve o cantanin icine sigdirabilecegim hersey. Ayrintilara girersek; cuzdan, gunes gozlugu, sivi dezenfektan, bir kac tane toka, cep telefonu ve mp3 player'im, aynali taragim, bronzlastirici pudram, anahtarlarim, el kremi, ajandam, kalemler, selpak, atistirmalik krakerler, her zaman pet sisede suyum............... ve bu liste uzar gider.


collage

Not 1: Ilkay'cim sobe icin tesekkurler
Not 2: Dogumgunum icin guzel dileklerini ileten herkese sevgilerimi gonderiyorum.

Tuesday, September 4, 2007

bugun benim dogumgunum

27 yil once bugun, yani takvim yapraklari 4 Eylul'u gosterirken Diana Ross "Upside Down" sarkisiyla Amerika listelerinde bir numaraymis.

Ve 27 yil once bugun ben dogmusum.